Ormanda Dostluk Kurulan Bir Yaz Günü


Bir zamanlar, ormanın en güzel köşesinde, kocaman bir meşe ağacının gölgesinde küçük bir kız yaşarmış. Adı Ela’ymış. Ela, her yaz olduğu gibi bu yaz da büyükannesinin yanına gelmiş. Ormanı çok severmiş ama biraz da yalnızmış. Bir gün, ağacın altında otururken minik bir tıkırtı duymuş. Küçük, kahverengi bir sincap dalların arasından ona bakıyormuş. Sincabın gözleri kocaman ve meraklıymış.
Ela, hemen heyecanlanmış. Cebinden bir ceviz çıkarıp uzatmış. Sincap önce biraz korkmuş, sonra yavaşça yaklaşmış. Cevizi alıp hızla ağaca kaçmış. Ertesi gün Ela yine aynı yere gitmiş. Bu sefer sincap onu bekliyormuş. Ela, bir avuç fındık getirmiş yanında. İkisi de o gün birlikte vakit geçirmiş. Ela, sincaba isim koymuş: Pıtır.
Günler geçtikçe aralarındaki dostluk büyümüş. Ela, Pıtır’ın en sevdiği yiyecekleri öğrenmiş. Pıtır ise Ela’nın sesini tanımış. Her sabah Ela’nın geldiğini görünce hemen ağaçtan aşağı atlarmış. Birlikte ormanı keşfederler, nehir kenarında oynarlarmış. Ela, Pıtır’a şarkılar söyler, Pıtır da başını sallayarak dinlermiş. Bir yaz günü, güneş tam tepedeyken, Ela bir karınca yuvası bulmuş. Pıtır hemen yanına gelmiş. İkisi de yerdeki minik canlıları izlemeye dalmış. Karıncaların çalışkanlığı onları çok etkilemiş.
Bir akşam üstü, büyük bir fırtına çıkmış. Yağmur bardaktan boşanırcasına yağmış. Ela, Pıtır’ın ıslanmasından endişelenmiş. Ertesi sabah erkenden gökyüzü açmış. Ela, hemen meşe ağacının yanına koşmuş. Pıtır’ı göremeyince çok üzülmüş. Ağlamaya başlamış. Tam o sırada yaprakların arasında bir hareketlenme olmuş. Pıtır, bir ağaç kovuğundan çıkmış ve Ela’ya doğru sekmeye başlamış. Meğer kendine sağlam bir sığınak bulmuş. Ela, sevinçle Pıtır’a sarılmış. O gün anlamışlar ki, gerçek dostluk fırtınalardan bile güçlüymüş.



