Küçük Prensle Ay Dede’ye Yolculuk


Bir varmış bir yokmuş. Küçük Prens, kendi küçük gezegeninde otururken gökyüzüne bakmayı çok severmiş. Özellikle de geceleri, Ay Dede’nin yumuşak ışığı her yeri sarardı. Bir gece, Ay Dede ona seslendi: “Gel, sana bir yolculuk yaptırayım,” dedi. Küçük Prens hemen sevindi ve küçük yıldızından aşağıya, Ay Dede’nin gümüş rengi atkısına atladı.
Birlikte gökyüzünde süzülmeye başladılar. Ay Dede, parlayan bir bulutun üzerinde durmalarını sağladı. “İşte burada minik bir yıldız yaşıyor,” diye fısıldadı. O yıldızın üzerinde, yalnız bir çiçek vardı. Çiçek, yapraklarını hafifçe sallayarak, “Beni sulamayı unutma,” dedi. Küçük Prens, cebinden çıkardığı minik bir damlayla çiçeği besledi. Bu sırada bir kuyruklu yıldız hızla geçti ve her yer parlak mavi bir ışığa büründü.
Yolculukları devam ettikçe, Ay Dede ona şunları anlattı: “Bazen insanlar yeryüzünde üzülür. Ama ben, onların hayallerini toplarım.” Küçük Prens merakla sordu: “Hayaller mi?” Ay Dede, elini uzatarak parlayan bir toz bulutunu işaret etti. “İşte onlar,” dedi. Küçük Prens, bu tozları avuçlamak istedi ama tozlar parmaklarının arasından kayıp gitti. O an, her şeyin bir anı kadar değerli olduğunu anladı.
Geri dönme vakti geldiğinde, Küçük Prens’in gözleri hafifçe kapanmaya başladı. Ay Dede, onu nazikçe kendi gezegenine bıraktı. “Unutma,” dedi Ay Dede, “her gece gökyüzüne baktığında ben orada olacağım.” Küçük Prens, battaniyesine sarılıp uykuya daldı. Rüyasında, gümüş atkıya tutunmuş bir küçük prens ve yanında gülümseyen Ay Dede vardı. Gökyüzünde yıldızlar şarkı söylüyor, her şey dingin bir neşeyle doluyordu.



