Gülen Elmalarla Dolu Bahçede Eğlence


Bir varmış bir yokmuş, güneşin en tatlı gülümsediği bir ülkede, rengârenk çiçeklerle dolu bir bahçe varmış. Bu bahçede yaşayan minik bir tavşanın adı Pofuduk’muş. Pofuduk’un en sevdiği şey, sabah erkenden kalkıp bahçedeki gülen elmaları ziyaret etmekmiş. Evet, bu bahçedeki elmalar gerçekten gülermiş. Her bir elmanın üzerinde minik bir yüz ifadesi varmış ve rüzgâr estikçe kıkır kıkır gülerlermiş.
Bir gün Pofuduk, en büyük elma ağacının altına oturmuş. Gözlerini kocaman açmış ve elmaların nasıl güldüğünü anlamaya çalışmış. “Söyleyin bakalım, neden bu kadar mutlusunuz?” diye sormuş. En yaşlı elma, hafifçe sallanarak cevap vermiş: “Çünkü her gün güneşle uyanıyoruz, kuşlar bize şarkı söylüyor ve sen gibi tatlı bir arkadaşımız var.” Pofuduk’un kalbi sevinçle dolmuş. O da gülümsemeye başlamış.
Derken, bahçenin diğer ucundan bir ses duyulmuş. Minik bir kirpi, koşarak yanlarına gelmiş. Adı Diken’miş. Diken’in dikenleri biraz karışmış ve üzgün görünüyormuş. “Ne oldu Diken?” diye sormuş Pofuduk. Diken, “Bahçenin arka tarafındaki elmalar hiç gülmüyor. Belki de onları unuttuk,” demiş. Pofuduk hemen ayağa kalkmış. “O halde gidip onları ziyaret edelim!” diye bağırmış. İki arkadaş, el ele tutuşup koşmaya başlamış.
Arka bahçeye vardıklarında, gerçekten de elmaların biraz solgun ve sessiz olduğunu görmüşler. Pofuduk, yumuşacık sesiyle onlara şarkı söylemeye başlamış. Diken de dikenleriyle toprağı hafifçe eşeleyip taze su bulmuş. Elmalar önce şaşırmış, sonra yavaş yavaş gülümsemeye başlamış. Bir süre sonra hepsi birden kahkahalar atmış. Bahçe yeniden neşeyle dolmuş. O günden sonra Pofuduk ve Diken, her sabah tüm elmaları ziyaret edip onlara güzel sözler söylemişler. Çünkü paylaşılan bir gülümseme, en güzel bahçeyi bile daha da güzelleştirirmiş.



