Melek’in Minik Kanatlarla Gökyüzü Macerası


Bir zamanlar, minik bir kuş olan Melek varmış. Onun kanatları diğer kuşlarınki gibi büyük ve güçlü değilmiş. Kanatları küçücük ve tüyleri yumuşacıkmış. Bu yüzden diğer kuşlar onunla alay eder, “Sen hiç gökyüzüne çıkamazsın,” derlermiş. Melek üzülür ama yine de denemekten vazgeçmezmiş. Her sabah güneş doğarken uçmaya çalışır, minik kanatlarını çırparmış. Bir gün yaşlı bir baykuş ona yaklaşmış. Baykuş, “Küçük kanatlar bazen büyük hayaller taşır,” demiş. Melek bu sözleri duyunca içinde bir umut yeşermiş.
Ertesi gün Melek, cesaretini toplamış ve bir ağacın dalına tünemiş. Rüzgar hafifçe esiyormuş. Kanatlarını son bir kez daha çırpmış ve kendini boşluğa bırakmış. İlk başta sendeleyerek uçmuş ama sonra rüzgarın ona yardım ettiğini fark etmiş. Minik kanatları onu yavaşça yukarılara taşımış. Ağaçların tepesine, bulutların altına kadar yükselmiş. Melek, aşağıdaki dünyaya bakarken büyük bir mutluluk duymuş. Artık kimse onunla alay edemezmiş çünkü o da uçmayı başarmış.
Bu macera sırasında Melek birçok yeni arkadaş edinmiş. Sarı bir kelebek ona eşlik etmiş, mavi bir arı da yanına gelmiş. Hep birlikte gökyüzünde daireler çizmişler. Melek, küçük olmanın büyük bir engel olmadığını anlamış. Asıl önemli olanın pes etmemek ve kalpten inanmak olduğunu öğrenmiş. O günden sonra her gün uçmaya devam etmiş ve minik kanatlarıyla gökyüzünün en mutlu kuşu olmuş.



