Yusuf’un Kayıp Balonu Renkli Bulutlarla Buluşuyor


Bir varmış bir yokmuş. Yusuf adında küçük bir çocuk yaşarmış. Onun en sevdiği oyuncağı, kıpkırmızı bir balonmuş. Her gün onunla oynar, ona şarkılar söylermiş. Bir sabah, Yusuf balonunu bahçede gezdirmek istemiş. İpini sıkıca tutmuş ve koşmaya başlamış. Rüzgar da onlara eşlik ediyormuş.
Derken bir an, Yusuf’un ayağı bir taşa takılmış. Küçük elleri ipi bırakıvermiş. Kırmızı balon hemen havalanmış. Önce ağaçların tepesine doğru yükselmiş, sonra bulutlara karışmış. Yusuf önce çok üzülmüş. “Balonum gitti,” diye ağlamaya başlamış. Ama sonra gözlerini kaldırıp gökyüzüne bakmış. Balonu, tıpkı bir kuş gibi süzülüyormuş.
O sırada bir mucize olmuş. Balon, rengarenk bulutların arasına girmiş. Bir bulut ona pembe rengini vermiş. Bir başka bulut mavi rengini fısıldamış. Yusuf’un balonu artık sadece kırmızı değilmiş. Üzerinde sarı, yeşil ve mor desenler belirmiş. Yusuf bu güzel görüntüye hayran kalmış. “Ne kadar güzel oldun,” diye bağırmış.
Bulutlar balonu öyle güzel süslemiş ki, o artık gökyüzünün en neşeli balonuymuş. Yusuf, balonunun mutlu olduğunu hissetmiş. Kendi elleriyle uçurduğu bu balon, şimdi bütün gökyüzünü renklendiriyormuş. İçi huzurla dolmuş. O akşam, Yusuf pencereden bakarken balonunun hâlâ parladığını görmüş. Gözlerini kapatıp mışıl mışıl uyumuş.



