Toprak Altında Gizlenen Sevimli Solucanların Dünyası


Bir varmış, bir yokmuş. Toprağın altında, minnacık bir solucan ailesi yaşarmış. Onların evi, yemyeşil bir bahçenin altındaki karanlık ve serin bir yermiş. Bu ailenin en küçük üyesi Pırıltı adında bir solucanmış. Pırıltı, diğer solucanlar gibi toprağı kazmayı pek sevmezmiş. Onun en büyük merakı, yukarıdaki dünyayı görmekmiş.
Bir gün Pırıltı, cesaretini toplamış ve başını topraktan çıkarmış. Güneş ışıkları gözlerini kamaştırmış. Etrafta uçuşan kelebekleri, cıvıldaşan kuşları görmüş. Bir ara, yanına bir karınca yaklaşmış. “Merhaba,” demiş karınca. “Seni burada pek görmüyorduk. Neden toprağın altına geri dönmüyorsun?” Pırıltı, karıncaya gülümseyerek bakmış. “Ben buradaki renkleri ve sesleri keşfetmek istiyorum,” demiş. Ama bir süre sonra hava ısınmaya başlamış ve güneş onu kurutmaya başlamış. Pırıltı korkmuş. “Ah, çok sıcak oldu!” diye bağırmış.
Tam o sırada yaşlı bir solucan olan Bilge, onu duymuş. Bilge, yavaşça topraktan çıkmış ve Pırıltı’ya seslenmiş. “Merak etme, küçük dostum. Herkes zaman zaman yukarıyı merak eder. Ama bizim evimiz toprağın altıdır. Orada bizi bekleyen bir sürü iş var.” Pırıltı, Bilge’nin sözlerini dinlemiş. Birlikte aşağıya, serin toprağa geri dönmüşler. Aşağıda hava nemli ve rahatmış. Pırıltı, kendi evini daha çok sevmeye başlamış. Artık biliyormuş ki, merak etmek güzelmiş ama ait olduğu yerin kıymetini bilmek de çok önemliymiş.



