Kocaman Gözlü Baykuşun Sırrı


Bir varmış bir yokmuş. Ormanın en derin yerinde, kocaman gözlü bir baykuş yaşarmış. Bu baykuşun adı Pofuduk’muş. Pofuduk’un gözleri o kadar büyükmüş ki, gece vakti ay ışığında parlayan iki küçük lambaya benzerlermiş. Ama Pofuduk çok üzgünmüş. Neden mi? Çünkü o kocaman gözleri yüzünden diğer hayvanlar ondan korkarmış.
Bir akşam, Pofuduk bir ağacın dalında otururken, minik bir fare yanına sokulmuş. Farecik titreyerek, “Neden bu kadar kocaman gözlerin var?” diye sormuş. Pofuduk iç geçirmiş. “Ben de bilmiyorum,” demiş usulca. “Belki de bu yüzden herkes benden kaçıyor.” Farecik, Pofuduk’un üzüldüğünü anlamış ve ona yardım etmek istemiş. İkisi birlikte ormanda dolaşmaya başlamışlar.
Yürürken karşılarına yaşlı bir kaplumbağa çıkmış. Kaplumbağa, Pofuduk’un gözlerine bakmış ve gülümsemiş. “Senin gözlerin birer hazine,” demiş. “Onlarla karanlıkta her şeyi görebilirsin. Bu büyük bir yetenek.” Pofuduk ilk defa gözlerinin bir yetenek olduğunu duyuyormuş. O gece, ay ışığında bir ağacın tepesine çıkmış ve etrafına bakmış. Gerçekten de her yeri net bir şekilde görebiliyormuş. Uzaktaki bir tavşanın zıplayışını, bir sincabın fındık arayışını… Her şeyi!
Ertesi gün, ormanda bir fırtına kopmuş. Rüzgar o kadar şiddetli esmiş ki, minik bir kuş yuvasından düşmüş. Pofuduk, kocaman gözleri sayesinde düşen yuvayı hemen fark etmiş. Hızla uçmuş, yavru kuşu kanatlarının arasına almış ve güvenli bir yere taşımış. O günden sonra, ormanın tüm hayvanları Pofuduk’un kocaman gözlerine hayran kalmış. Artık kimse ondan korkmuyormuş. Tam tersine, herkes ona danışırmış. Pofuduk da anlamış ki, farklı olmak bazen en büyük güçmüş.



