Bir Cevizin İçinden Çıkan Sürpriz


Bir varmış bir yokmuş. Küçük bir çocuğun avucunda bir ceviz varmış. Ceviz pürüzlü ve kahverengiymiş. Çocuk cevizi sımsıkı tutuyormuş. Annesi ona cevizi kırmasını söylemiş. Ama çocuk cevizi kırmak istememiş. İçinde ne olduğunu merak etmiş. Cevizi kulağına götürüp sallamış. İçinden hafif bir tıkırtı gelmiş. Bu tıkırtı çocuğu daha da meraklandırmış.
Çocuk cevizi masanın üzerine koymuş. Tahta bir tokmakla cevize hafifçe vurmuş. Ceviz çatlamış. İkiye ayrılmış. Çocuk gözlerini kocaman açmış. Cevizin içinde bir sürpriz varmış. Minicik, altın rengi bir anahtar cevizin içinde duruyormuş. Çocuk anahtarı alıp havaya kaldırmış. Anahtar güneş ışığında parıldamış. Çocuk bu anahtarın neyin anahtarı olduğunu düşünmüş. Belki de evdeki eski bir sandığın anahtarıymış. Ya da bahçedeki büyülü bir kapının.
Çocuk heyecanla koşup annesine göstermiş. Annesi anahtarı eline almış ve incelemiş. Bu çok eski bir anahtar, demiş gülümseyerek. Belki de büyük büyük dedenden kalmış. Çocuk bu sözleri duyunca daha da heyecanlanmış. Annesiyle birlikte tavan arasına çıkmışlar. Tozlu eşyaların arasında küçük, tahta bir sandık bulmuşlar. Çocuğun elleri titreyerek anahtarı sandığın kilidine sokmuş. Bir klik sesi duyulmuş. Sandık açılmış. İçinde eski, sararmış fotoğraflar ve yumuşacık bir atkı varmış. Çocuk atkıyı boynuna dolamış. İşte bu sürprizmiş, diye mırıldanmış. Bir cevizin içinden çıkan sıcacık bir hatıra.



