Uçan Balıklarla Şelale Yolculuğu


Bir zamanlar, masmavi denizlerin kıyısında küçük bir kız yaşarmış. Adı Ela’ymış. Ela, her akşam babasıyla sahile gider, dalgaları seyredermiş. Bir gün, suyun üzerinde parlayan bir şey görmüş. Yaklaştığında bunun minik bir balık olduğunu fark etmiş. Ama bu balığın pulları gümüş gibi değil, gece gökyüzü gibi koyu maviymiş. Ela, “Merhaba küçük balık, neden bu kadar üzgünsün?” diye sormuş. Balık, “Ben uçan bir balığım,” demiş. “Ama kanatlarım o kadar güçsüz ki, hiçbir şelaleye ulaşamıyorum.”
Ela’nın kalbi sevgiyle dolmuş. “Sana yardım edebilirim,” demiş. Balık, “Gerçekten mi? Ama yolculuk çok uzun,” diye fısıldamış. Ela, incecik bir ipek ip bulmuş ve balığın yüzgecine nazikçe bağlamış. Sonra koşmaya başlamış. Rüzgar saçlarını uçururken, balık da onun yanında süzülüyormuş. Birlikte yeşil ormanların üzerinden, karlı dağların eteklerinden geçmişler. Minik bir tavşan onları görünce şaşkınlıkla kulaklarını dikmiş. “Nereye böyle?” diye sormuş. Ela nefes nefese, “Bir şelaleye gidiyoruz,” diye cevap vermiş.
Yolculukları gittikçe zorlaşmış. Bir ara, dar bir vadide büyük bir örümcek ağına takılmışlar. Ela, “Korkma, bunu çözebiliriz,” demiş ve parmaklarıyla ipleri tek tek ayırmış. Balık, “Ne kadar cesursun,” diye mırıldanmış. Sonunda, uzaktan bir uğultu duymuşlar. Ses gittikçe büyümüş, sanki bir dev horluyormuş gibi olmuş. Ela, “İşte geldik,” demiş. Karşılarında bembeyaz köpükler saçan kocaman bir şelale duruyormuş. Su, yüksek kayalardan aşağı dökülürken gökkuşağı gibi rengarenk ışıklar saçıyormuş.
Balık, “Şimdi tam zamanı,” demiş. Ela ipi çözmüş. Balık, kanatlarını son bir kez açmış ve kendini şelalenin serin sularına bırakmış. Suyun içinde döne döne yükselmiş, sonra bir anda havaya fırlamış. Kanatları güneşte pırıl pırıl parlamış. Ela, onun mutlulukla çığlık attığını duymuş. “Teşekkür ederim Ela!” diye bağırmış balık. “Artık özgürüm!”
O günden sonra Ela, her şelaleye gittiğinde, suyun üzerinde dans eden o mavi balığı görmüş. Bazen bir dalganın tepesinde, bazen bir bulutun yanında ona el sallarmış. Ve her seferinde, yardım etmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu hatırlarmış. Artık rüyalarında bile onunla birlikte uçuyormuş.



