Gizemli Ormanda Kaybolan Tavşanın Günü


Küçük tavşan Pamuk, sepetine taze kirazlar toplamıştı. Annesi ona ormanın derinliklerine gitmemesini tembihlemişti ama Pamuk çok meraklıydı. Kelebeklerin peşinden koşarken farkında olmadan yolunu kaybetti. Etrafındaki ağaçlar birden yükseldi, gölgeler uzadı. İçinde bir korku belirdi.
Kiraz sepetini sıkıca kavradı ve tanıdık bir ses duymayı umdu. Ama sadece rüzgarın hışırtısı vardı. Tam ağlamaya başlayacakken bir baykuşun yumuşak sesi duyuldu: “Neden buradasın küçük dostum?” Pamuk titreyerek cevap verdi: “Kayboldum, evimi bulamıyorum.” Baykuş kanatlarını açtı ve “Korkma, sana yol gösterebilirim,” dedi.
Baykuşun rehberliğinde yürürken Pamuk birçok yeni şey öğrendi. Yosun tutmuş taşların hep kuzeyi gösterdiğini, karıncaların yuvalarına giden yolu asla unutmadığını fark etti. Bir ara bir tilki onlara yaklaştı ama baykuş sakin bir sesle “O sadece meraklı, endişelenme,” diye fısıldadı. Tilki başını sallayıp uzaklaştı.
Sonunda tanıdık bir koku geldi burnuna. Annesinin yaptığı havuç çorbasının kokusuydu bu. Pamuk sevinçle koşmaya başladı. Annesi kapıda onu bekliyordu. Sarılıp “Bir daha asla uyarılarını unutmayacağım,” dedi. O günden sonra Pamuk ormana girdiğinde hep yanına küçük bir taş parçası alıp yolunu işaretledi.



