Eymen’in Sihirli Fırçası Renkli Dünyalar Boyuyor


Bir zamanlar, küçük bir kasabada Eymen adında bir çocuk yaşardı. Onun en sevdiği şey, sihirli fırçasıyla resim yapmaktı. Bu fırça sıradan bir fırça değildi. Eymen ne zaman fırçayı eline alsa, tuvale dokunduğu an renkler canlanırdı. Bir gün, Eymen odasında otururken fırçasıyla bir ağaç çizmeye karar verdi. Fırçayı hafifçe salladı ve yeşil bir renk belirdi. Ama bu sefer farklı bir şey oldu. Çizdiği ağaç gerçekten hareket etmeye başladı. Yaprakları hafifçe dalgalanıyordu. Eymen şaşkınlıkla gözlerini ovuşturdu. Sonra bir kelebek çizdi. Kelebek kanatlarını çırptı ve odanın içinde uçmaya başladı. Eymen çok mutlu oldu. Artık dünyanın en güzel oyuncağına sahipti. Her gün yeni şeyler çiziyordu. Bir gün bir köpek çizdi. Köpek havlayarak yanına geldi. Başka bir gün bir güneş çizdi. Güneş odasını ısıttı. Ama bir sorun vardı. Eymen çizdiği her şeyin gerçek olduğunu fark etti. Bu çok eğlenceliydi ama aynı zamanda biraz korkutucuydu. Odasındaki eşyalar birbirine karışmaya başladı. Masasının üstünde uçan kelebekler, yerde oynayan köpekler vardı. Eymen annesine durumu anlatmak istedi. Ama annesi ona inanır mıydı? O gece Eymen uyumadan önce fırçasını yastığının altına koydu. Rüyasında renkli dünyalar boyadığını gördü. Bu dünyalarda konuşan çiçekler ve gülen bulutlar vardı.
Ertesi sabah uyandığında, fırçasının hâlâ yastığının altında olduğunu gördü. Hemen bir karar verdi. Artık sadece güzel şeyler çizecekti. Önce bir çiçek tarlası çizdi. Tarlada kırmızı, sarı ve mor çiçekler açtı. Sonra bir nehir çizdi. Nehir usulca akıp gitti. En sonunda da bir gökkuşağı çizdi. Odası o kadar güzel oldu ki, annesi kapıyı açtığında gözlerine inanamadı. “Bu ne güzel bir resim Eymen?” diye sordu. Eymen gülümsedi. “Bu sadece bir resim değil anne,” dedi. “Bu benim sihirli dünyam.” Annesi başını okşadı ve ona sarıldı. O günden sonra Eymen, fırçasını sadece iyilik ve güzellik için kullandı. Bazen hasta arkadaşlarına neşe getiren resimler çizdi. Bazen de yağmurlu günlerde güneşi çağırdı. Fırçasının gücünü anlamıştı. Bu güç sorumluluk gerektiriyordu. Eymen her çizdiği resimde biraz daha büyüdü. Artık sadece bir çocuk değildi. O, kendi renkli dünyasının yaratıcısıydı. Ve bu dünyada her şey mümkündü. Yeter ki kalbini kullanmayı bilsin.



