Denizde Yüzen Balığın Dalgalarla Olan Tatlı Yarışı


Mavi denizin üzerinde minik bir balık yaşarmış. Adı Pırpır’mış. Pırpır, her sabah erkenden uyanır ve dalgalarla oyun oynamayı çok severmiş. Dalgalar ona “Gel, gel bizimle yarış!” der, Pırpır da hemen kuyruğunu sallayarak suya dalarmış. Bir gün hava çok güzelse de, birden sert bir rüzgar çıkmış. Dalgalar büyümüş, yükselmiş ve hızlanmış. Pırpır önce korkmuş. “Acaba onlara yetişebilecek miyim?” diye düşünmüş. Ama içindeki cesareti bulmuş ve yüzmeye başlamış.
Küçük balık, dalgaların tepesine çıkmak için var gücüyle çalışmış. Bazen bir dalga onu geri iter, bazen de ileri fırlatırmış. Pırpır yoruldukça yorulmuş. Tam pes edecekken, yanına bir yunus arkadaş gelmiş. Yunus ona “Merak etme, küçük dostum. Dalgalarla dans etmeyi öğrenmelisin. Onlarla savaşma, onlarla birlikte hareket et,” demiş. Pırpır bu sözü duyunca nefes almış ve rahatlamış. Artık dalgalara karşı değil, onlarla uyum içinde yüzmeye başlamış.
Bu yeni yöntem işe yaramış. Pırpır, dalgaların ritmini yakalamış. Her dalgayla birlikte süzülüyor, her inişte hızlanıyormuş. Artık yarış eğlenceli bir oyuna dönüşmüş. Denizin altındaki diğer balıklar da onu izliyor, ona alkış tutuyormuş. Pırpır, korkusunu yenmenin ve bir arkadaşının yardımını kabul etmenin ne kadar değerli olduğunu anlamış. Gün batımında, güneşin kızıl ışıkları suya vururken, Pırpır ve yunus arkadaşı birlikte yüzmüşler. Dalgalar ise onlara eşlik ederek hafif hafif kıyıya vuruyormuş.



