Kayıp Anahtarın Peşinde Küçük Bir Prens


Bir varmış bir yokmuş, küçük bir prens minik bir odada yaşarmış. Odasında her şey yerli yerindeymiş. Küçük bir yatağı, rengârenk blokları ve en sevdiği peluş ayısı varmış. Ama bir gün, en değerli oyuncağının anahtarı kaybolmuş. Bu anahtar olmadan oyuncak atı dönmüyormuş. Prens önce yastığın altına bakmış. Sonra blokların arasını karıştırmış. Hiçbir yerde yokmuş.
Küçük prens üzülmeye başlamış. Gözleri dolmuş. Tam ağlayacakken odanın kapısı gıcırdamış. İçeriye minik bir fare girmiş. Farecik prense sormuş: “Neden bu kadar üzgünsün?” Prens anahtarı anlatmış. Fare gülümsemiş. “Belki de anahtar hiç kaybolmadı,” demiş. “Sadece görmek istemediğin bir yerde duruyordur.” Prens meraklanmış. Fare onu elinden tutup odanın en karanlık köşesine götürmüş. Orada, tozlu bir kutunun altında parlak bir şey duruyormuş.
Küçük prens eğilip o parlak şeyi almış. İşte o an, kayıp anahtarı bulduğunu anlamış. Çok sevinmiş. Hemen koşup oyuncak atını kurmuş. At dönmeye başlamış. Prens fareye teşekkür etmiş. O günden sonra, bir şey kaybolduğunda önce sakin olmayı öğrenmiş. Bazen en yakınımızdaki şeyleri görmek için biraz yardım almak gerekirmiş.



