Zümra’nın Masal Sandığındaki Sürpriz Günü


Bir varmış bir yokmuş. Küçük Zümra, her gece yatmadan önce annesinin masal okumasını çok severmiş. Odasının en güzel köşesinde, üzerinde gümüş yıldızlar parıldayan eski bir masal sandığı dururmuş. Bir gün sandığın kapağında minik bir sürpriz bulmuş. İçinden bir not çıkmış. Üzerinde şöyle yazıyormuş: “Bugün masal sırası sende Zümra.”
Zümra önce çok şaşırmış. Hiç masal anlatmamış ki daha önce. Ama heyecanı korkusundan büyükmüş. Elini sandığa uzatmış ve içinden parlak bir kelebek kanadı çıkarmış. O an sandıktan yumuşacık bir ışık yayılmış. Zümra, kanadı havaya kaldırmış ve masalına başlamış. “Bir varmış bir yokmuş,” demiş. “Mavi bir ormanda yaşayan minik bir tırtıl varmış.”
Anlattıkça anlatası gelmiş. Tırtılın bir gün uçmayı hayal ettiğini, ağaçtan ağaca zıplamaya çalıştığını ama bir türlü başaramadığını anlatmış. Zümra, tırtılın üzüntüsünü anlatırken sesi biraz titremiş. Tam o sırada sandıktan yepyeni bir nesne belirmiş. Minik bir örümcek ağıymış bu. Zümra ağı parmağına dolamış ve masalına devam etmiş. Tırtılın örümcekten yardım istediğini söylemiş. Örümcek, tırtıla ipek bir iplik vermiş.
Tırtıl bu iplikle kendine küçük bir koza örmüş. Günler geçmiş, geceler geçmiş. Zümra, elindeki kelebek kanadına bakarak tırtılın kozadan çıkışını anlatmış. Kozadan rengarenk bir kelebek çıkmış. Kelebek önce biraz sallanmış, sonra kanatlarını açmış ve havalanmış. Zümra’nın sesi o kadar güzel ve inandırıcıymış ki odadaki oyuncaklar bile nefes almadan dinlemiş.
Masal bitince sandığın kapağı yavaşça kapanmış. Zümra, kendi anlattığı masalla o kadar mutlu olmuş ki annesine sarılmış. O gece, sandığın içinde uyuyan tüm masallar Zümra’nın hayal gücüyle canlanmış. Ve küçük kız, masal anlatmanın büyülü bir hediye olduğunu öğrenmiş.



