Yıldız Toplayan Küçük Çocuğun Hikayesi


Bir varmış bir yokmuş. Gökyüzünün hemen altında, küçük bir köyde, Ali adında bir çocuk yaşarmış. Ali’nin en sevdiği şey, akşam olunca pencereden dışarı bakmaktı. Her gece, sayısız yıldız gökyüzünü süslerdi. Ama Ali, bu yıldızların bir gün yere düşeceğini düşünürdü. İşte tam da bu yüzden, her sabah erkenden kalkar, bahçeyi ve sokakları dolaşırdı. Elinde küçük bir kavanoz vardı. Bu kavanoza, yere düşen yıldızları toplamak isterdi.
Bir gün, Ali yine bahçede dolaşırken, parlak bir ışık gördü. Koşarak o tarafa gitti. Çalıların arasında, minicik, sarı bir yıldız vardı. Yıldız hafifçe titriyordu. Ali çok heyecanlandı. Yıldızı dikkatlice yerden aldı ve kavanozuna koydu. Kavanoz birden ışıl ışıl parlamaya başladı. Ali, “Artık yalnız değilsin,” diye fısıldadı. O günden sonra Ali her sabah yeni yıldızlar aradı. Bazen kırmızı bir yıldız buldu, bazen de mavi. Kavanozu her geçen gün daha da ağırlaştı.
Fakat bir akşam, kavanozun içindeki yıldızlar çok sıkıştı. Ali kavanozu açtığında yıldızlar hep bir ağızdan konuşmaya başladı. “Bizi burada tutma,” dedi minik sarı yıldız. “Gökyüzü özlemiyle yanıyoruz.” Ali önce üzüldü. Onca emekle topladığı yıldızları bırakmak istemiyordu. Ama yıldızların hüzünlü sesini duyunca, kalbi yumuşadı. Hemen bahçeye çıktı. Kavanozun kapağını açtı ve yıldızlara seslendi. “Hadi, evinize dönün,” dedi. Yıldızlar teker teker kavanozdan çıktı. Önce havada süzüldüler, sonra hızla gökyüzüne yükseldiler. Ali, onların gökyüzünde yeniden parladığını gördü. O gece, hiç olmadığı kadar çok yıldız vardı. Ve Ali, bütün yıldızların evine döndüğünü bilerek, huzur içinde uykuya daldı.



