Küçük Ejderhanın İlk Uçuş Denemesi


Minik ejderha Ateş, yuvasının kenarında oturmuş, gökyüzündeki bulutları izliyordu. O gün, kanatlarını ilk kez açıp uçmayı denemeye karar vermişti. Arkadaşları, kocaman kartallar ve rengarenk kuşlar, onun bu heyecanını paylaşıyordu. Ateş, burun deliklerinden küçük bir duman halkası üfledi ve derin bir nefes aldı.
Annesi ona hep şöyle derdi: “Uçmak, minik yavrum, sabır ister. Önce kanatlarını tanımalısın.” Ateş, yumuşak pullarla kaplı kanatlarını yavaşça açtı. Rüzgar, pullarının arasında hafif bir ıslık sesi çıkardı. Bu ses, ona cesaret verdi. Kanatlarını çırpmaya başladı. İlk birkaç saniyede sadece birkaç santim yükseldi, sonra yere düştü. Ama pes etmedi.
Küçük bir kaya parçasının üzerine çıktı. Oradan aşağıya baktığında, yemyeşil çimenlerin üzerinde güneş ışıklarının nasıl dans ettiğini gördü. İkinci denemesinde, kanatlarını daha hızlı çırptı ve ayaklarının yerden kesildiğini hissetti. Kalbi küt küt atıyordu. Bir an için havada asılı kaldı, sonra yine süzülerek yere indi. Bu sefer daha yükseğe çıkmıştı. Arkadaşları sevinçle bağırdı. Artık uçmayı öğrenmenin eşiğindeydi.



