Küçük Filin Korkusunu Yenen Cesareti


Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanın kenarında, kocaman kulaklı minik bir fil yavrusu yaşarmış. Adı Pofuduk’muş. Pofuduk her şeyden çok korkarmış. En çok da geceleri çıkan o tuhaf hışırtılardan korkarmış. Bir gece, bir ses duymuş. “Hışır hışır…” Ses dalın arkasından geliyormuş. Pofuduk hemen annesinin yanına koşmuş.
Annesi ona karanlığın sadece gündüzün uyuduğu bir zaman olduğunu anlatmış. “Korkmana gerek yok yavrum” demiş. Ama Pofuduk yine de cesaret edemiyormuş. Ertesi gün, minik bir kuş yuvadan düşmüş. Kuş, yaralı olduğu için uçamıyormuş. Pofuduk, titreyen bacaklarına rağmen kuşu alıp yüksek bir dala koymak istemiş. Fakat ağaca tırmanmaktan çok korkuyormuş.
Tam o sırada bir sincap yardım etmiş. Sincap, “Korkularını yenersen, ağaçlar aslında çok dost canlısıdır” demiş. Pofuduk, derin bir nefes alıp hortumunu dallara dolamış. Yavaş yavaş, adım adım yukarı çıkmış. Kalbi küt küt atıyormuş ama bırakmamış. Kuşu güvenle yuvasına koyduğunda, içinde tarifsiz bir mutluluk hissetmiş. O günden sonra Pofuduk, her gece aynı hışırtıyı duyunca gülümsermiş. Çünkü artık biliyormuş ki korkular, sadece onları yenmeyi bekleyen maceralarmış.



