Ali Ve Minik Kardeşiyle Yıldızlı Gece Masalı


Minik Ali, o gece yatağında bir türlü uyuyamıyordu. Gözlerini tavana dikmiş, dışarıdan gelen hafif rüzgar sesini dinliyordu. Yanında, henüz üç yaşındaki kardeşi Ece mışıl mışıl uyuyordu. Birden perdeyi aralayan bir ışık huzmesi odanın duvarında dans etmeye başladı. Ali merakla doğruldu ve pencereye yaklaştı. Gökyüzü öyle güzeldi ki sanki biri sihirli bir fırçayla binlerce elması siyah bir kadife kumaşın üzerine serpmişti.
O sırada minik Ece gözlerini açtı. “Ali, ne yapıyorsun?” diye mırıldandı. Ali parmağını dudaklarına götürdü ve sessizce kardeşini yanına çağırdı. İkisi birlikte pencerenin önündeki mindere oturdular. Ali, en parlak yıldızın hemen yanındaki küçük yıldızı işaret etti. “Bak,” dedi fısıltıyla, “o küçük yıldız biraz mahcup görünüyor. Belki de yeni doğduğu için utangaçtır.” Ece, abisinin sözlerine gülümsedi ve başını onun omzuna yasladı. O an, sanki yıldızlardan biri onlara göz kırptı. Ali, “Haydi,” dedi, “bu gece o küçük yıldıza bir hikaye anlatalım. Belki o da cesaretlenir ve daha parlak parlar.”
Ali, anlatmaya başladı. Sesi yumuşacıktı, tıpkı bir kuş tüyü gibi. Anlattığı hikayede, gökyüzünde kaybolmuş bir ay parçası vardı. Bu ay parçası, yeryüzündeki bir çocuğun kaybettiği gülüşünü arıyordu. Ece, abisinin anlattıklarını hayal etmeye çalışıyor, gözlerini kocaman açıyordu. Derken, Ali hikayenin en heyecanlı yerinde sustu. “Sonra ne oldu?” diye sordu Ece. Ali, gökyüzündeki o küçük yıldıza baktı. Yıldız, sanki onu dinliyormuş gibi daha da parladı. “Sonra,” dedi Ali, “ay parçası, gülüşü bir sincabın yuvasında buldu. Sincap, gülüşü ödünç almıştı ama iade etmeyi unutmuştu.”
Bu sırada rüzgar hafifçe esti ve perdeler usulca dalgalandı. Ece’nin göz kapakları ağırlaşmaya başlamıştı. Ali, kardeşini kucağına aldı ve yatağa geri götürdü. Onu örterken, “Yıldızlar her gece bizi izler,” diye fısıldadı. “Onlara güzel şeyler anlatırsan, ışıkları daha da güzelleşir.” Ece, gözlerini kapatırken son kez mırıldandı: “Yarın da anlatır mısın, Ali?” Ali başını salladı ve yanına uzandı. Pencereden içeri süzülen ay ışığı, iki kardeşin yüzünü aydınlatıyordu. O gece, gökyüzündeki küçük yıldız hiç olmadığı kadar parlaktı. Ali, kardeşinin düzenli nefes alışverişini dinlerken, yıldızların masalını anlatmaya devam etmek için sabırsızlanıyordu.



