Gizemli Kapıdan Geçen Curcuna Takımı


Bir varmış, bir yokmuş. Ormanın en kuytu köşesinde, kimsenin bilmediği bir kapı varmış. Bu kapı, yosunlarla kaplı, eski bir ağacın oyuğunda saklıymış. Bir gün, Curcuna Takımı adında bir grup arkadaş bu gizemli kapıyı keşfetmiş. Takımın en cesuru, küçük sincap Fındık, kapıyı aralamış.
İçeri girdiklerinde kocaman bir kitaplık görmüşler. Raflarda uçuşan, fısıldayan kitaplar varmış. Bir kitap, “Beni aç da maceraya başla,” diye mırıldanmış. Fındık kitabı açmış. Sayfalardan minik bir pervaneyle bir nota süzülüvermiş. Nota, “Kayıp Melodi’yi bulun,” demiş. Curcuna Takımı hemen yola koyulmuş. Önce bir derenin kıyısına varmışlar. Suyun sesi, melodinin bir parçasıymış. Sonra rüzgârın uğultusu, yaprakların hışırtısı… Her ses onları biraz daha ileriye götürmüş.
Tam her şey kaybolmuşken, minik tavşan Pamuk bir taşın altında eski bir flüt bulmuş. Fındık flütü üflemiş. O anda ormanın her yerinden kuşlar, böcekler ve rüzgâr bir olup en güzel melodiyi çalmış. Curcuna Takımı, gizemi çözmüş. Asıl macera, arkadaşlıkla paylaşılan her andaymış. Kapıyı arkalarından kapatırken, içeriden gelen hafif bir müzik duymuşlar. Bu, sonsuza dek sürecek bir şarkının başlangıcıymış.



