Masallar

Zeynep’in Sihirli Ormanı Keşfetme Serüveni

Zeynep’in Sihirli Ormanı Keşfetme Serüveni

Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir köyün kenarında, yemyeşil çimenlerin üzerinde küçük bir ev varmış. Bu evde Zeynep adında meraklı bir kız yaşarmış. Zeynep her gece yatmadan önce annesine aynı soruyu sorarmış: Anneciğim, ormanın derinliklerinde gerçekten sihir var mı? Annesi her seferinde gülümseyerek, Belki de senin keşfetmen gerekir, dermiş.

Bir sabah, güneş tepelerin arkasından sızmaya başlarken Zeynep dayanamamış. Mavi şapkasını takmış, yanına küçük bir sepet almış ve ormanın yolunu tutmuş. İlk başta her şey tanıdıkmış. Ama biraz ilerledikçe ağaçların gövdelerinde minik ışıklar belirmeye başlamış. Zeynep’in kalbi heyecanla atmış. O ışıklar sanki ona yol gösteriyormuş.

Derken bir ses duymuş. Tiz bir ses değilmiş, daha çok bir fısıltıymış. Buraya gel küçük kız, diyormuş. Zeynep korkmuş ama merakı ağır basmış. Sesin geldiği çalılığa yaklaştığında, dalların arasında minik, kanatlı bir yaratık görmüş. Bu bir orman perisiymiş. Perinin kanatları gökkuşağı gibi parıldıyormuş.

Peri, Zeynep’e gülümseyerek, Adım Pırıltı, demiş. Seni bekliyordum. Ormanın kalbinde kaybolan bir çiçek var. Onu bulmak için üç bilmeceyi çözmen gerekiyor. Zeynep önce tereddüt etmiş. Ama Pırıltı’nın sıcak bakışları ona güven vermiş. Birlikte yürümeye başlamışlar.

İlk bilmece, bir ağacın kovuğunda saklıymış. Zeynep, Ne kadar yüksek olursa olsun, her zaman yere düşer, sözünü duyunca düşünmüş. Sonra aklına yağmur damlaları gelmiş. Su! diye bağırmış. Ağaç kovuğundan altın rengi bir toz çıkmış ve etrafa yayılmış. İkinci bilmece bir derenin kenarındaymış. Beni kırdığında daha çok olurum, yazıyormuş. Zeynep bir an durmuş. Sessizlik! demiş. Gerçekten de sessizliği bozdukça daha çok ses çıkıyormuş. Dere kenarındaki taşlar parlamış.

Son bilmece ise en zor olanıymış. Zeynep’i bir mağaranın önüne götürmüşler. Mağaranın duvarında şu yazıyormuş: Ben herkese aynı bakarım ama herkes beni farklı görür. Zeynep uzun uzun düşünmüş. Pırıltı ona yardım edemezmiş. Tam vazgeçecekken aklına annesinin sözleri gelmiş. Belki de cevap gözlerindedir, diye mırıldanmış. İçeriye doğru yürümüş. Mağaranın ortasında, bir ışık huzmesinin altında ışıldayan bir çiçek duruyormuş. Çiçeğe dokunduğunda tüm orman aydınlanmış. Zeynep, bilmecenin cevabının aslında güneş olduğunu anlamış.

O günden sonra Zeynep, ormanı her ziyaret ettiğinde Pırıltı ile karşılaşırmış. Ama en çok, kendi cesaretini keşfettiği o ilk günü hatırlarmış. Köyüne döndüğünde annesine sarılıp, Orman gerçekten sihirliymiş anne, demiş. Annesi onu kucaklayıp, Asıl sihir senin içindeydi zaten, diye fısıldamış.

Sıkça Sorulan Sorular

Zeynep ormanda ne buluyor?
Zeynep, ormanın derinliklerinde bir çiçek buluyor.
Pırıltı kimdir?
Pırıltı, Zeynep’in karşılaştığı orman perisidir.
Zeynep'in ilk bilmecesi nedir?
İlk bilmece, ‘Ne kadar yüksek olursa olsun, her zaman yere düşer.’ şeklindedir.
Zeynep ormanda hangi dersleri alıyor?
Zeynep, cesaret ve keşif ile ilgili önemli dersler alıyor.
Zeynep'in annesi ona ne söyler?
Annesi, ‘Asıl sihir senin içindeydi zaten.’ der.


İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu