Küçük Bir Kurbağanın Arkadaşlık Masalı


Bir varmış, bir yokmuş. Minik bir gölde, yemyeşil bir nilüfer yaprağının üzerinde pırıl pırıl bir kurbağa yaşarmış. Adı Şipşak’mış. Şipşak’ın en sevdiği şey, gölde zıplamak ve suyun üzerinde oluşan halkaları izlemekmiş. Ama bazen yalnızlık çekermiş. Göldeki diğer hayvanlar çok meşgulmüş. Küçük kurbağanın içinde bir yerlerde, paylaşabileceği bir arkadaşın özlemi büyüyormuş.
Bir sabah, güneş gölün üzerine altın sarısı ışıklar saçarken, Şipşak bir ses duymuş. Kenardaki ağaçların arasından minik bir tıkırtı geliyormuş. Merakla zıplayarak sesin olduğu yere gitmiş. Dalların arasında, parlak mavi tüyleri olan bir kuş yavrusu görmüş. Kuşun kanadı hafifçe incinmiş ve uçamıyormuş. “Merhaba,” demiş Şipşak usulca. “Adım Şipşak. Yardım edebilir miyim?”
Kuş yavrusu başını kaldırmış. Gözleri yaşlıymış. “Adım Pırpır,” demiş. “Yuvamdan düştüm ve kanadım acıyor.” Şipşak hemen nilüfer yapraklarından yumuşacık bir yatak hazırlamış. Gölden taze böcekler getirmiş. Pırpır’ın kanadına özenle bakmış. Günler geçtikçe ikisi de birbirine alışmış. Şipşak, Pırpır’a göldeki en güzel zıplama noktalarını, Pırpır ise Şipşak’a ağaçların tepesinden görülen o muhteşem manzarayı anlatmış.
Bir gün Şipşak, Pırpır’a kendi evini göstermek istemiş. Onu nilüfer yaprağının üzerine çıkarmış. Pırpır etrafa bakıp hayran kalmış. “Ne kadar güzel bir yer,” demiş. Tam o sırada gökyüzü kararmış ve sağanak bir yağmur başlamış. Rüzgâr çıkmış, nilüfer yaprağı sallanmaya başlamış. Pırpır korkmuş. Ama Şipşak, onu sırtına almış ve hemen sık bir sazlığın altına zıplamış. Orada, yağmurun sesini dinleyerek sıcacık bir köşede beklemişler. O an Şipşak anlamış ki gerçek arkadaşlık, en zor anlarda yanında olmaktan geçiyormuş.
Yağmur durunca gökyüzünde kocaman bir gökkuşağı belirmiş. Pırpır’ın kanadı iyileşmiş ve artık uçabiliyormuş. Ama o, Şipşak’ı bırakmak istememiş. Her gün gölün kenarına inip onunla oynamış. Birlikte yeni oyunlar bulmuşlar. Şipşak artık hiç yalnız hissetmiyormuş. Çünkü en iyi arkadaşı hep yanındaymış. Ve o göldeki herkes, küçük bir kurbağanın cesareti ve iyi kalbi sayesinde ne kadar güzel bir dostluk kurulduğunu görmüş.



