Emir İçin Denizler Altında Sihirli Bir Macera


Bir varmış bir yokmuş. Denizlerin en derininde, mercanlardan bir ormanın içinde, küçük bir deniz kızı yaşarmış. Adı Emir’miş. Emir’in saçları yosun yeşili, gözleri ise deniz kabuğu gibi parlakmış. Her sabah uyanır uyanmaz en yakın arkadaşı olan pembe bir denizatı ile oyun oynarmış. Denizatının adı Pıtırcık’mış. Birlikte kayalıkların arasında saklambaç oynar, süngerlerin üzerinde zıplarlarmış. Ama Emir’in içinde hep bir merak varmış. O, denizlerin en uzak köşesinde ne olduğunu öğrenmek istiyormuş.
Bir gün Pıtırcık, Emir’e yepyeni bir oyun önermiş. “Haydi, parlayan denizanalarını takip edelim,” demiş. Emir önce biraz korkmuş. Çünkü büyükler, denizanalarının ışıltısının tehlikeli olabileceğini söylermiş. Ama merakı ağır basmış. İki arkadaş, ışıltılı denizanalarının peşine düşmüş. Denizanaları onları dar bir mağaranın ağzına kadar götürmüş. Mağaranın içi karanlıkmış. Sadece duvarlarda açan küçük, mavi çiçekler biraz ışık veriyormuş. Emir’in kalbi hızlı hızlı atmaya başlamış. “Acaba içeride ne var?” diye fısıldamış kendi kendine.
Mağaranın derinliklerine doğru yüzdükçe duvarlardaki çiçeklerin daha da parladığını görmüşler. Tam geri dönmeyi düşünürken, önlerine dev bir istiridye çıkmış. Bu istiridye o kadar büyükmüş ki içinde bir oda kadar yer varmış. İstiridye yavaşça açılmış ve içinden yumuşak bir ışık yayılmış. Emir dikkatlice baktığında, istiridyenin içinde uyuyan küçük bir deniz ejderhası görmüş. Ejderha minik ve yuvarlakmış. Pulları gökkuşağı gibi parlıyormuş. Emir, Pıtırcık’a dönmüş. “Onu uyandırmamalıyız,” demiş. Ama tam o sırada elindeki bir taşı düşürmüş. Taşın çıkardığı sesle küçük ejderha uyanmış ve kocaman gözlerle onlara bakmış.
Ejderha korkmuş ve ağlamaya başlamış. Gözyaşları küçük inciler gibi yere dökülüyormuş. Emir çok üzülmüş. “Korkma,” demiş yavaşça. “Biz sana zarar vermeyiz.” Emir, yanında taşıdığı bir avuç deniz ipeğini ejderhaya uzatmış. Ejderha önce koklamış, sonra bir parça almış. Emir’in sesi çok tatlıymış. Bir süre sonra ejderha sakinleşmiş ve hatta gülümsemiş. O andan itibaren üçü de çok iyi arkadaş olmuş. Emir, mağarada bulduğu bu sihirli arkadaşıyla birlikte her gün yeni oyunlar keşfetmiş. Denizler altındaki macerası işte böyle başlamış.



