Masal Kasabasında Bir Araya Gelen Dostlar


Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil tepelerin arkasında, rengarenk çiçeklerle dolu bir masal kasabası varmış. Bu kasabada birbirinden farklı hayvan dostlar yaşarmış. Minik bir sincap, kocaman kalpli bir fil, neşeli bir tırtıl ve her zaman endişeli bir tavşan. Günlerden bir gün, masal kasabasının tam ortasındaki büyük ceviz ağacının altında bir fısıltı dolaşmaya başlamış. “Bu gece gökyüzünde mavi bir yıldız kayacakmış.” diye fısıldamış rüzgar. Tavşan Pıtırcık hemen endişelenmiş. “Ya yıldız yere düşerse?” diye sormuş titreyen sesiyle. Sincap Fındık neşeyle gülmüş. “Düşerse onu yakalar, yeniden gökyüzüne koyarız,” demiş. Fil Tonton ise sadece gülümsemiş. Onun kocaman kalbi her şeye yetermiş.
Akşam olmuş, gökyüzü yıldızlarla dolmuş. Tam herkes uykuya dalmışken, gökten parlak bir ışık süzülmüş. Mavi yıldız, pırıl pırıl parlıyormuş. Ama ne yazık ki bir ağacın dalına takılıp kalmış. Tırtıl Tırtı, “Ben çıkarım,” demiş. Ama o kadar minikmiş ki, dala ulaşamamış. Sincap Fındık bir anda dala atlamış. “Ben hallederim,” demiş. Ama yıldız o kadar parlıyormuş ki, Fındık’ın gözleri kamaşmış. Yıldızı tutmak isterken pat diye aşağı düşmüş. Neyse ki yumuşak bir yaprak yığınına düşmüş. Tavşan Pıtırcık hemen koşmuş. “Gördünüz mü? Çok tehlikeli!” diye bağırmış. Ama içten içe dostlarının yardımına koşmak istiyormuş.
O sırada Fil Tonton ağır ağır yürümüş. Hortumuyla uzandığında, dalın ucundaki yıldıza hafifçe dokunmuş. “Merak etme, dostum,” demiş yıldıza. “Seni tekrar gökyüzüne koyacağız.” Ama yıldız biraz üzgünmüş. “Ben yalnızım,” demiş. “O kadar yüksekte tek başıma parlamak zor.” Bunu duyan Tavşan Pıtırcık’ın yüreği burkulmuş. “Yalnızlık çok zor,” demiş. “Ben de bazen herkesten kaçarım ama sonra çok üzülürüm.” Pıtırcık ilk defa bu kadar cesurca konuşmuş.
Hep birlikte bir plan yapmışlar. “Madem yıldız yalnız,” demiş Fındık. “O zaman biz de onunla arkadaş olalım.” Peki ama nasıl? Yıldız gökyüzünde, dostlar ise yeryüzünde. Tırtıl Tırtı, “Her gece ona el sallarız,” demiş. Fil Tonton, “Ona en güzel masalları anlatırız,” demiş. Tavşan Pıtırcık ise “Ona en tatlı havuçları göndeririz,” demiş. Ama havuç göndermek çok zormuş. Sonra akıllarına harika bir fikir gelmiş.
Masal kasabasının en yüksek tepesine çıkmışlar. Tonton, sırtına herkesi almış. Fındık, elinde minik bir fenerle yol göstermiş. Tırtı, bir yaprağın üzerine “Seni seviyoruz” yazmış. Pıtırcık ise en yumuşak pamuklardan bir yatak yapmış. “Yıldız yorulursa burada dinlenebilir,” demiş. Tepeye vardıklarında, mavi yıldız onları görünce öyle bir parlamış ki, bütün kasaba aydınlanmış. Dostlar, yıldızı nazikçe pamuk yatağa koymuşlar. Yıldız çok mutlu olmuş. “Artık yalnız değilim,” demiş. O gece hep birlikte şarkı söylemişler. Tonton’un kocaman hortumuyla yaptığı müzik, rüzgarla birlikte tüm kasabaya yayılmış.
Ertesi sabah, yıldızın yerinde olmadığını görmüşler. Önce üzülmüşler. Ama sonra gökyüzüne baktıklarında, mavi yıldızın diğer yıldızlarla birlikte pırıl pırıl parladığını görmüşler. Yıldız onlara göz kırpmış. “Artık çok arkadaşım var,” demiş. “Ama sizleri asla unutmayacağım.” O günden sonra masal kasabasındaki dostlar, her gece tepeye çıkıp yıldıza el sallamışlar. Pıtırcık artık hiç endişelenmez olmuş. Çünkü anlamış ki, arkadaşlık her şeyi çözermiş. Tırtıl Tırtı, her akşam yıldıza yeni bir şiir okurmuş. Fındık ise cevizlerini paylaşırmış. Masal kasabası, dostluğun en güzel halini yaşarmış.



