Büyülü Ormandaki Gülümseyen Maymun


Bir varmış, bir yokmuş. Büyülü bir ormanın tam ortasında, minik bir maymun yaşarmış. Bu maymunun en güzel yanı, yüzünden hiç eksik olmayan kocaman bir gülümsemeymiş. O kadar neşeliymiş ki, onu gören herkesin içi ısınırmış. Ama bir gün, bu gülümseyen maymunun başına küçük bir dert gelmiş. En sevdiği muz ağacının en tepesindeki salkımı almaya çalışırken, minik patisi bir dala takılmış ve yere düşmüş. Dizini biraz acıtmış. Gözlerinden birkaç damla yaş süzülmüş. O sırada yanına, rengârenk tüyleri olan bilge bir papağan konmuş. Papağan, “Neden üzülüyorsun küçük maymun?” diye sormuş. Maymun, “Muzları alamadım ve canım acıdı,” diye cevap vermiş. Papağan gülümsemiş ve “Bazen küçük kazalar olur, ama bu gülümsemenin sönmesine izin vermemelisin. Hadi, birlikte daha alçak bir dalda olan muzları bulalım,” demiş. Maymun, papağanın bu nazik sözleriyle biraz olsun neşelenmiş. Gözyaşlarını silmiş ve yüzünde yeniden o bildik gülümseme belirmiş. Birlikte ormanda yürümeye başlamışlar. Yolda, bir ağacın kovuğunda saklanan, minicik ve ürkek bir kirpi görmüşler. Kirpi, onları görünce hemen top gibi kıvrılmış. Maymun, yeni arkadaşının neden korktuğunu anlamış. Ona yaklaşmış ve yumuşacık bir sesle, “Merak etme, biz sana zarar vermeyiz. Sadece arkadaş olmak istiyoruz,” demiş. Kirpi, bu tatlı sözlerle yavaşça açılmış. Maymunun gülümsemesi, kirpiye de güven vermiş. Üç arkadaş, birlikte yolculuklarına devam etmişler. Sonunda, boylarına uygun, mis gibi kokan bir muz ağacı bulmuşlar. Maymun, sevinçle zıplamış ve en güzel muzları toplamış. Muzları tüm arkadaşlarıyla paylaşmış. O gün, büyülü ormanın içinde yankılanan neşeli kahkahalar, dostluğun ve paylaşmanın en güzel şarkısı olmuş. Maymun, dizindeki acının geçtiğini bile fark etmemiş. Çünkü gerçek mutluluk, bazen bir arkadaşın elinden tutmakta saklıymış.



