Mavi Ormandaki Dostluk Çanı


Mavi bir orman varmış. Bu ormandaki ağaçların yaprakları gökyüzüyle yarışırcasına masmaviymiş. Ormanın tam ortasında, eski bir taşın üzerinde, altından yapılmış küçük bir çan dururmuş. Bu çana Dostluk Çanı derlermiş. Çanı çalan herkesin içinde bir sıcaklık yayılır, etrafındakilere karşı tatlı bir his duyarmış. Fakat çanı çalmak o kadar da kolay değilmiş. Çana ulaşmak için ormanın içinden geçen üç farklı yoldan birini seçmek gerekiyormuş.
Bir gün minik bir tavşan olan Pofuduk, çanı duymuş. Kulağına kadar gelen çıngırak sesi onu çok meraklandırmış. “Acaba bu ses nereden geliyor?” diye sormuş kendi kendine. Pofuduk, hemen yola koyulmuş. Önce neşeli bir dere kenarından gitmiş. Su şırıl şırıl akıyormuş. Sonra karşısına bir kocaman mantar çıkmış. Mantarın üzerinde bir uğur böceği uyuyormuş. Pofuduk, “Merhaba,” demiş usulca. “Dostluk Çanı’na giden yolu biliyor musun?” Uğur böceği gözlerini açmış ve kanatlarını hafifçe sallamış. “Elbette,” demiş. “Ama önce sana bir sır vereceğim. Çanı çalmak istiyorsan yanına bir hediye almalısın. Çünkü gerçek dostluk, vermekle başlar.” Pofuduk şaşırmış. Hiç aklına gelmemişti bu. Ne hediye götürebilirdi ki?
Pofuduk, ormanda biraz daha ilerlemiş. Bir ceviz ağacının altında, dikenli bir kirpi görmüş. Kirpinin adı Tikir’miş. Tikir’in sırtında küçük bir elma varmış. Pofuduk, “Bu elmayı bana verir misin?” diye sormuş. Tikir başını iki yana sallamış. “Hayır,” demiş. “Bu benim en sevdiğim elma. Onu akşam yemeğinde yiyeceğim.” Pofuduk üzülmüş. Tam geri dönecekken, aklına uğur böceğinin sözü gelmiş. “Vermekle başlar,” diye mırıldanmış. Kendi yanında taşıdığı minik bir çiçek tohumu varmış. Onu Tikir’e uzatmış. “Bu tohumu ekersen, sana kocaman bir elma ağacı büyür,” demiş. Tikir’in gözleri parlamış. Hemen elmasını Pofuduk’a vermiş. İşte o an, ormanın içinden tatlı bir rüzgar esmiş. Dostluk Çanı kendiliğinden hafifçe tınlamış. Pofuduk, elmayı alıp çana doğru koşmuş. Çanın yanına vardığında, elmayı taşın yanına bırakmış ve ipi çekmiş. Çanın sesi ormanın her yerinde yankılanmış. Bu ses, paylaşmanın en güzel sesiymiş.



