Elma Ağacının Anlattığı Eski Hikayeler


Bir zamanlar, yemyeşil bir tepenin üzerinde, gövdesi kalın ve dalları gökyüzüne uzanmış yaşlı bir elma ağacı varmış. Bu ağaç o kadar yaşlıymış ki, kabuğundaki her bir çatlak, geçmişten kalan bir hikaye fısıldarmış rüzgara.
Küçük bir kız olan Mina, her akşamüstü bu ağacın altına oturur, dalların arasından süzülen altın sarısı ışığı izlermiş. Bir gün ağacın gövdesine yaslanırken, hafif bir ses duymuş. Sanki ağaç ona bir şey anlatmak istiyormuş gibiymiş bu ses.
Mina kulağını kabuğa dayamış. Derin bir nefes almış. İşte o zaman, ağacın anlattığı ilk hikayeyi duymuş. Meğer bu ağaç, yıllar önce küçük bir çocuğun en sevdiği oyun arkadaşıymış. Çocuk her gün gelir, ağacın dallarına tırmanır, elmalarını toplar ve gölgesinde uyuyakalırmış. Ama bir gün çocuk büyümüş ve bir daha hiç gelmemiş. Ağaç her bahar onu beklemiş, her sonbahar yapraklarını döküp üzülmüş.
Mina bu hikayeyi duyunca çok üzülmüş. Ağacın dallarına sarılıp, “Ben seni hiç yalnız bırakmayacağım,” demiş fısıltıyla. O günden sonra Mina her gün ağacın yanına gelmiş. Ona kitap okumuş, şarkılar söylemiş ve bazen de sadece sessizce yanında oturup gökyüzündeki bulutları izlemiş.
Günler geçtikçe ağaç, Mina’ya başka hikayeler de anlatmış. Bir keresinde, dalında yuva yapan bir kuş ailesinden bahsetmiş. Kuşların yavrularına nasıl uçmayı öğrettiğini, rüzgarla nasıl dans ettiklerini anlatmış. Başka bir seferde ise, bir fırtına gecesinde dallarına sığınan bir tavşanın hikayesini fısıldamış. Her hikaye, ağacın sonsuz sabrını ve sevgisini anlatıyormuş.
Mina bir gün ağaca sormuş: “Peki sen hiç korkmadın mı? Fırtınalardan, soğuk kış gecelerinden?” Ağacın dalları hafifçe titremiş. “Korktum elbette,” demiş ağaç. “Ama her zorluktan sonra yeniden filizlendim. Çünkü biliyordum ki, bahar her zaman gelir ve yeni hikayeler başlar.”
Mina bu sözleri hiç unutmamış. Artık ağacın altında geçirdiği her dakikanın kıymetini biliyormuş. Ve en güzeli de, ağacın ona anlattığı tüm bu eski hikayeleri, bir gün kendi çocuklarına anlatmak için bir deftere yazmaya başlamış. Böylece elma ağacının hikayeleri, yıllar boyunca yaşamaya devam etmiş.



