Ömer Asaf’ın Saklı Kütüphanede Kitap Avı


Bir varmış bir yokmuş, küçük bir çocuk varmış adı Ömer Asaf’mış. Ömer Asaf kitaplara bayılırmış. Okumayı yeni sökmüş, her gün yeni bir maceranın peşine düşermiş. Bir gün evlerinin en arka odasında, daha önce hiç fark etmediği küçük bir kapı görmüş. Kapının kolu örümcek ağlarıyla kaplıymış. Merakla itmiş kapıyı. Gıcırdayarak açılmış ve tozlu bir odaya girmiş. Burası saklı bir kütüphaneymiş. Raflar tavana kadar uzanıyormuş. Her raf farklı büyüklükte ve renkte kitaplarla doluymuş. Ömer Asaf’ın gözleri kamaşmış. “Ne kadar çok kitap var burada!” diye fısıldamış kendi kendine.
Tam ortada, eski bir halının üzerinde duran bir masa varmış. Masanın üzerinde tek bir kitap duruyormuş. Diğerlerinden daha kalın ve daha eski görünüyormuş. Kapağında bir baykuş resmi varmış. Ömer Asaf yavaşça yaklaşmış. Kitabı eline almış. Sayfaları çevirdiğinde içinde resimlerin canlandığını görmüş. Bir ağaç dalındaki kuş, gerçekmiş gibi kanat çırpmış. Küçük bir tekne, dalgalı denizde sallanmış. Ömer Asaf öyle şaşırmış ki nefesi kesilmiş. “Bu kitap büyülü mü acaba?” diye mırıldanmış. Ama sonra bir ses duymuş. Hafif bir hışırtı sesi. Başını kaldırdığında, rafların arasında bir gölge görmüş. O gölge bir kediymiş. Siyah, parlak tüylü bir kedi. Kedi ona bakmış ve göz kırpmış. Sonra da rafların arasına dalıp kaybolmuş. Ömer Asaf kediyi merak etmiş. “Belki de bu kütüphanenin bekçisidir,” diye düşünmüş.
Kitabı masaya bırakmış ve kedinin peşinden gitmeye karar vermiş. Rafların arasında yürürken ayaklarının altındaki tahta zemin gıcırdıyormuş. Bir rafta, sırtı yıpranmış, toz içinde bir kitap daha görmüş. Adı “Kayıp Harfler”miş. Ömer Asaf kitabı almış. Açtığında içindeki bazı harflerin yerinden oynadığını fark etmiş. Harfler sayfaların üzerinde yürüyormuş. “Bu harfler nereye gidiyor?” diye sormuş. Tam o sırada siyah kedi yanında belirmiş. Kedi, patisiyle bir rafın altını işaret etmiş. Ömer Asaf eğilip bakmış. Orada küçük bir defter bulmuş. Defterin içinde boş sayfalar varmış. Ama harfler, kitaptan çıkıp bu defterin sayfalarına doğru sıralanıyormuş. Harfler kendi başlarına yeni bir hikaye yazıyorlarmış. Ömer Asaf çok heyecanlanmış. “Durun!” demiş. “Ben de size yardım edeyim. Birlikte güzel bir hikaye yazalım.” Harfler durmuş ve onu dinlemiş. Ömer Asaf, defteri alıp masaya götürmüş. Kalemi eline almış ve harflerle birlikte yazmaya başlamış. Siyah kedi de masanın kenarına kıvrılıp onu izlemiş. O günden sonra Ömer Asaf, saklı kütüphanede her gün yeni bir kitap avına çıkmış. Her kitap ona farklı bir dünyanın kapısını aralamış.



