Gökyüzünde Uçan Minik Ejderha ve Yeni Arkadaşı


Bir zamanlar, bulutların hemen üzerinde yaşayan minik bir ejderha varmış. Adı Pırpır’mış. Pırpır’ın pulları güneş vurunca gökkuşağı gibi parlarmış ama o bunu pek önemsemezmiş. Onun en büyük tutkusu gökyüzünde süzülmek ve rüzgarın fısıltılarını dinlemekmiş. Yalnız uçmak ona yetiyormuş. Ta ki bir gün kanadı incinene kadar.
Minik ejderha, sık bir ormanın üzerinden geçerken bir dal parçasına takılmış. Sendeleyerek aşağıya, rengarenk çiçeklerle dolu bir açıklığa inmek zorunda kalmış. Kanadı acıyor ve ilk kez bu kadar çaresiz hissediyormuş. Tam o sırada, iri gözlü, minicik bir tavşan yanına gelmiş. Tavşan, titreyen sesiyle, “Merak etme, sana yardım ederim,” demiş. Pırpır, bu kadar küçük birinin ona nasıl yardım edebileceğine şaşırmış.
Tavşan, adı Zıpzıp’mış. Hemen koşup büyük bir örümcek ağı ve bir tutam yumuşak yosun getirmiş. İkisi birlikte, dikkatlice Pırpır’ın kanadını sarmışlar. O an, minik ejderha yalnız uçmanın güzel ama bir arkadaşla iyileşmenin çok daha anlamlı olduğunu anlamış. Zıpzıp’ın gözlerindeki parıltı, gökyüzündeki en güzel yıldızdan bile daha sıcakmış. O günden sonra Pırpır, her gün batımında Zıpzıp’ı sırtına alıp bulutların üzerinde süzülmüş. İkisi de artık yalnız değilmiş.



