Fındık Kabuğunda Uyuyan Yorgun Sincap


Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanın tam ortasında, minik bir sincap yaşarmış. Bu sincap o kadar yorgunmuş ki gözleri bile kapanacak gibi olurmuş. Her gün durmadan fındık toplar, kış için yiyecek biriktirirmiş. Ama bir türlü rahat bir uyku uyuyamazmış. Çünkü yatağı çok rahatsızmış. Taşların üzerinde yatmak omzunu acıtır, soğuk rüzgar da kulaklarını üşütürmüş.
Bir gece, ay ışığı ormanı gümüşe boyarken, sincap çok büyük bir fındık bulmuş. Bu fındık, diğerlerinden kat kat büyükmüş. Sincap fındığı yuvasına götürmüş. Fındığın kabuğunu kırmak istemiş ama kabuk çok sertmiş. Bir süre uğraştıktan sonra yorulmuş ve fındığın yanına kıvrılmış. Birden fark etmiş ki fındığın kabuğu, tam da onun boyutlarına uygun, yumuşacık bir yatak olmuş. Sincap, içini çekerek bu doğal yatağa uzanmış. Rüzgarın sesi ona ninni gibi gelmiş ve gözleri yavaşça kapanmış.
O gece, sincap hiç uyanmamış. Rüyasında fındık ağaçlarının altında koşmuş. Sabah olduğunda, yorgunluğu tamamen geçmişti. Artık her gece, o büyük fındığın kabuğunda uyuyormuş. Ormandaki diğer hayvanlar da onun bu rahat yatağını kıskanmış. Ama sincap, mutluluğunu onlarla paylaşmış. Birlikte uyumak her zaman daha güzelmiş.



